DİSK-AR’ın yeni araştırma bülteni yayımlandı:
İşsizlik Sigortası Fonu Bülteni (Ağustos 2026)
- İşsizlik Sigortası Fonu (İSF) giderlerinin büyük bölümü işsizlere değil işveren teşvik ve desteklerine ayrılmaya devam ediyor.
- 2016 ve 2026 (Ocak-Temmuz) arasında İSF giderleri içinde işsizlik ödemelerinin payı yüzde 37,4’ten yüzde 31’e inerken doğrudan ve dolaylı işveren teşvik ve desteklerinin payı yüzde 20,3’ten yüzde 44,3’e yükseldi.
- 2016-2026 arası dönemde İSF’den işçilere ayrılan pay 6,4 puan azalırken işverenlere aktarılan kaynaklar 24 puan arttı.
- 2023-2026 (Temmuz) arası dönemde İSF’den işverenlere işçilerin yaklaşık 2 katı fazla kaynak ayrıldı.
- Son üç buçuk yılda işverenler İSF giderlerinden yüzde 51,6 pay alırken işçiler yalnızca yüzde 28,5 pay alabildi.
- İşsizlerin ezici çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor:
Haziran 2026’da her 100 işsizden yalnızca 17’si işsizlik ödeneğinden yararlanabildi.
Bültene erişmek için tıklayınız.
İşsizliğin ekonomik ve sosyal sonuçlarına karşı güvence sağlamak ve işsiz kalan sigortalılara gelir desteği sunmak amacıyla oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu (İSF), AKP hükümetleri döneminde yapılan yasal düzenlemeler ve uygulamalarla giderek bir “işveren destek fonu”na dönüştü. Emekçilere yönelik ekonomik ve sosyal politikalarda sıklıkla dile getirilen “kaynak yok” söyleminin aksine, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının önemli bir bölümü işverenlere yönelik teşvik ve destekler ile çeşitli istihdam programlarının finansmanında kullanılıyor.
Türkiye’de işsizlik sigortası, 8 Eylül 1999 tarihli ve 23810 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ile kuruldu. İşsizlik sigortası ödemeleri 2002 yılından bu yana devam ediyor. Kanunda 2008 yılında yapılan değişiklikle, fon ödemelerinde işverenin ödeme aczine düşmesi durumunda işçiye ödenmek üzere Ücret Garanti Fonu ve Kısa Çalışma Ödeneği uygulamasına başlandı. 2011 yılında yapılan değişiklikle ise fondan işverenlere kaynak sağlanmaya başlandı. 2020 yılında görülmeye başlayan Covid-19 salgını sonrası getirilen işten çıkarma yasağı ile işçilere fondan nakdi ücret desteği verildi.
İşsizlik sigortasının finansmanını sağlayan İşsizlik Sigortası Fonu’nun temel gelir kaynakları, sigortalının prime esas aylık brüt kazancı üzerinden alınan yüzde 1 işçi primi, yüzde 2 işveren primi ve yüzde 1 devlet katkısından oluşuyor. Bunun yanı sıra fon, prim gelirlerinin değerlendirilmesinden elde edilen kazançlar ve diğer gelirlerle de büyüyor. Gider kalemleri arasında ise işçilere yapılan işsizlik sigortası, kısa çalışma, yarım çalışma, ücret garanti fonu ile nakdi ücret desteği ödemeleri, işverenlere verilen işveren teşvik ve destekleri ile aktif işgücü piyasası programları ödemeleri yer alıyor.
İSF giderleri içinde doğrudan işsizlere yönelik işsizlik sigortası ödemelerinin payı görece gerilerken, işverenlere yönelik teşvik ve destekler ile toplum yararına programlar, mesleki eğitim kursları ve işbaşı eğitim programları gibi aktif işgücü piyasası programlarının ağırlığı artmıştır. Bu değişim, İşsizlik Sigortası Fonu’nun temel işlevi olan işsiz kalan sigortalılara gelir desteği sağlama amacından giderek uzaklaştığını ve fon kaynaklarının önemli bir bölümünün istihdam teşvikleri ve işverenleri destekleyen uygulamalara yönlendirildiğini göstermektedir.







