2 trilyon TL’ye yakın kayıp!

DİSK-AR Ücret Kayıpları İzleme Raporu (Eylül 2026) Yayımlandı:

Enflasyon ve Vergilerin İşçi Ücretlerine Sekiz Aylık Toplam Faturası En Az 1 Trilyon 863 Milyar TL

  • Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor!
  • Yılın sekizinci ayında enflasyonun sadece sigortalı işçi ücretlerine birikimli toplam faturası 1 trilyon 6 milyar TL!
  • Gelir ve damga vergilerinin toplam faturası 856,6 milyar TL oldu!
  • İşçilerin birikimli toplam vergi ve enflasyon nedeniyle kaybı, 2025’in ilk sekiz ayına göre yüzde 56,7 arttı!
  • İşçiler Ağustos 2026’nın en az 14 gününü vergi, kesinti ve enflasyona çalıştı!
  • Ortalama işçi ücretinin vergi ve enflasyon nedeniyle kaybı
    (kesinti hariç) 20.612 TL olarak gerçekleşti!
  • Asgari ücret yılın sekizinci ayında 6.196 TL kaybetti!
  • Ağustos 2026’da asgari ücretin 1,5 katı ücretlerin yüzde 38,4’ü, 2 katı ücretlerin yüzde 44,7’si, 2,5 katı ücretlerin yüzde 46,7’si ve 3 katı ücretlerin yüzde 47,6’sı vergi, kesinti ve enflasyon sebebiyle eridi!

Rapora erişmek için tıklayınız.

Enflasyon ve adaletsiz gelir vergisi sistemi işçilerin net harcanabilir ücretlerinde ciddi erimelere yol açıyor. İşçi ücretlerindeki kayıplar tekil, bireysel bazda olduğu gibi toplam ve birikimli olarak da devasa boyutlara ulaştı. Sadece SGK kapsamındaki işçileri (17 milyonu aşkın) kapsayan araştırmamıza göre bir yandan enflasyon öte yandan artan gelir vergisi yükü nedeniyle harcanabilir ücretlerdeki nominal/parasal kayıp 2026’nın sekizinci ayında da hızla devam ediyor.

Ücretlerin yaşadığı erimenin en büyük sebeplerinden biri hızla artan gelir vergisi yüküdür. Örneğin 2025 yılının ilk yarısı 48.210 TL, Temmuz-Eylül 2025’te 51.049 TL ve Ekim-Aralık 2025’te 50.380 TL brüt ücreti olduğunu kabul ettiğimiz bir işçi (sigortalılar için SGK verilerine göre ortalama ücret) Ocak 2025’te 3.000 TL gelir ve damga vergisi öderken eylül ayı itibarıyla bu miktar 7.557 TL oldu. İşçi başına gelir ile damga vergisi ve kesinti (sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primleri) toplamı Ocak 2025’te 10.231 TL iken Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2025’te 14.883 TL olarak gerçekleşti. Önceki raporumuzda da ortaya koyduğumuz gibi 2025 yılında sigortalı işçilerin ücretinin birikimli toplam kaybı 2,5 trilyon TL’yi aştı. 2026 gelir vergisi tarife dilimlerinin yine bilinçli olarak az artırılması sonucu işçilerin kaybı büyüyecek. Bunun yanında devam eden yüksek enflasyon işçilerin ücretlerinde parasal kayıplar yaratmaya devam edecek.

Ocak-Ağustos 2026 itibarıyla ortalama işçi ücreti brüt giydirilmiş olarak 65.929 TL olarak esas alındı.[1] Bu ücret düzeyindeki vergi ve kesinti yükü daha yılın üçüncü ayında ücretin ikinci vergi dilimine girmesi sebebiyle, yılın sekizinci ayında 19.114 TL olarak gerçekleşti. Ağustos 2026’daki yüzde 22,07 oranındaki sekiz aylık enflasyon da hesaba katıldığında ortalama işçi ücreti parasal olarak 11.387 TL daha gerilemektedir. Böylece işçinin 65.929 TL’lik brüt ücreti yılın sekizinci ayında 30.501 TL kayıp yaşadı.

Toplam kayıp ise çok daha ürkütücü boyutlarda. Sadece sigortalı işçilerin sekiz aylık enflasyon nedeniyle yaşadığı parasal kayıp Ağustos 2026’da birikimli toplam (tüm sigortalı işçiler için) 1 trilyon 6 milyar TL’ye ulaşırken vergi kaynaklı birikimli toplam erime 856,6 milyar TL oldu. Böylece ortalama kayıtlı işçi ücretlerini esas alarak yaptığımız hesaplamaya göre yılın sekizinci ayında vergi ve enflasyonun 17 milyonu aşkın işçiye birikimli toplam kaybı en az 1 trilyon 862 milyar 724 milyon TL olarak gerçekleşti.

Araştırma kapsamında incelediğimiz vergi yüküne dolaylı vergiler (tüketim vergileri) dahil değildir. Tüketimden alınan vergiler alım gücünü eriten ve enflasyonu artıran bir diğer faktördür.

Daha yılın sekizinci ayında birikimli olarak 2 trilyon TL’ye yaklaşan bu erime işçilerden varlıklı kesimlere ciddi bir gelir transferi anlamına geliyor. Enflasyon ve gelir vergisi adaletsizliği nedeniyle işçi sınıfının 1 trilyon 863 milyar liralık ücreti erimiştir. Enflasyon işçi sınıfını yoksullaştıran bir emme basma tulumbadır. İşçilerden alıp zenginlere kaynak aktarmaktadır. Öte yandan adaletsiz vergi sistemi gelir eşitsizliğini daha da derinleştirmekte ve ücret gelirleri üzerindeki yükü artırmaktadır. Günün sonunda işçilerin harcanabilir net ücretleri, enflasyon karşısında korunması gereken düzeyin hızla altına düşmektedir.

Rapora erişmek için görsele tıklayınız.